Sevgili Yücel ÖZLEM..
Öncelikle Canü gönülden tebrikler..
Akıcı anlamlı..keyifli bir yazıydı..
Devamının temennisiyle..
Yazının bir yerinde..
Yörede ki köyde mola verildiginde..
O kara toprakraklara haşin cografyaya..
Biteviye bozkıra bakıp
Korkuteli, Elmalı yöresinin..
Efsane isimlerinden bahsettikten sonra..
Şahkulu neden kıyam etti..?
Sorusu da bilinçli bir şekilde aklından geçiyor..
Haddimiz olmayarak.. Hoşgörüne sıgınıp..
Bu.. "Şahkulu niye kıyam etti..?" konusundaki..
tesbit ve görüşlerimizi
sana ve senin nezdinde arkadaşlarıma arz etmek istedim..
XVI yy. 300 yıl sürecek Osmanlının oldukça kapsamlı bir türkmen kırımı başlangıç yüzyılıdır..
Anadolunun kardeş kanıyla sulanmaya başladıgı yüzyıldır..
300 yıl.. bu nedenle..
dünyanın en münbit Anadolu (Çokurabat =Çukurova Harran Konya vb.)toprakları ekilememiş..
Karşılıklı ..
Alvur, yagma, kıyam.. kırım, sürgün yılları olarak tarihimize geçmiştir..
Bugün ekonomik ve sosyal çöküntülerin nedenlerini..
Bizansı benimseyip yerleşige geçen türklerle ..
Türk tipi (Hepsi türk asıllı Boyların..
kendi bölgesinde hür..
siyasi olarak.. kendilerininde kabul ettikleri hükümdara baglı..
gevşek Konfederasyon) devleti (teşkilat) bırakmak istemeyen türkler arasındaki..
Bu tarihin en uzun kardeş kavgasına baglayan..
Sosyolog ve Tarihçiler vardır
Avrupadaki..
100 yıl,
50 yıl,
30 yıl,
7 yıl süren kardeş kavgaları..
Türkmen kırımı yanında..
Amerikan filmlerindeki..
"vay.. bana korkak dedin Haa..." gibi
gerekçelere dayanan..
Kavga edenlerin sonradan dost olup..beraber içki içtikleri.
dandik "Saloon" kavgası mertebesinde kalır..
Bu yüzyılda. .."Türkmen"in adı.. artık "Kızılbaş" olmuştur....
("Türkmen" adı nereden geliyor..Sorusu akla gelebilir..
Arkadaşlar arzu ederlerse..Belki başka bir sohbetimizde sohbet konumuz bu konu olabilir..?)..
Günümüzde.. gerici ve çıkarcı çevreler..Hala....
"kızılbaş" deyimini..
"kominist" yada kominist lafını şıhların şeyhlerin enjekte ettikler şekilde..
"ahlaksızlıkla" eşanlamlı kullanmaktadırlar..
Oysa..
"Kızılbaş" ..12 dilimli kızıl taç giyen.. şıhlıkla şahlıgı birleştiren safevi taraftarlarına baglı..
Türkmen Kökenlilere (Türkmen -şiilere) sunnilerin verdigi addır..
Safevi askerleri kırmızı çuhadan parçalı başlık giydikleri için onlarada "kızılbaş" denir..
Safevi sülalesinin kurucusu..Türk soyundan..
Erdebilli Şeyh Safiyüddindir..
İranlı bilginler..Safiyüdine "Türk Piri" derler..
Türk Piri'nin oglu..
Şeyh Sadrettin fikir ve eylemi birleştirip.. silahlı eylem grupları kurar..
Torunlarından Şeyh Cüneyt..
Anadoluda siyasi eylemi geliştirir..
Karakoyunlu hükümdarı Cihan Beyle çatışınca..
Anadoluya geçer..
Osmanlı Sultanı, II Murattan.. kendisine ve grubuna yer göstermesini ister..
II.Murat.. işi biraz akçe verip geçiştirmeye kalkınca..
Cüneyt.. kızar..
Bu kez de..
İç Anadoluya geçer..
Karamanlıya başvurur..
Karamanlı ile güç baglar..
Karakoyunlulara Karşı Akkoyunluları destekler..
Akkoyunlu .. Cüneyte kız verir..
Cüneytin Oglu Haydar ..
Uzun Hasana damat olur..
Akkoyunlu..ve Karakoyunlu zayıflarken..
Cüneytin felsefesine baglı olan Anadoludaki İsmail ..
Anadoludan İrana geçer..
Ve..Acem orjinli..olupta kendisinden sonra.. tüm
Türkmen felsefesi liderlerine de verilen..
"Şah" ünvanı ile..
Safevi Devletini kurar..(1502)
Bu üç Türk devleti de..
Anadoludan İrana ve Azerbeycana göçen (geçen) Türkmen Boylarına dayanır....
Bu devletin kuruluşu..
Anadoluda büyük çoşku yaratır..
Artık dünyada..
Osmanlının karşısına çıkabilecek güçte ve Türk gelenegine uygun bir Türk Devleti vardır..
Türkmenler birbirlerine Artık "Şah" yada "şahkulu" olarak selamlamaya başlar..
Anadoluda Türkmenin siyasi ve ekonomik.. umudu olur..
Her türkmen Pir Sultandır.. Artık
"Bende bu yayladan Şah'a giderim .."
gibi..
Türküler yakılır.."özlemle.. ..
Siyasi anlamlı..
Anadoludan İrana ve Azerbaycana geçen..
Safevi devletinin dayandıgı "Kızılbaş ulusu"nu oluşturan ..
Türkmen toplulukları.. ilk başta..
Ustaçlu,(Sıvas ve Amasya yöresinden gitmişler..
(U)Rumlu..(Tokat Amasya..Çorum, Koyulhisar Bayburt ve İspirden gitmişler..)
Şamlu,Halepte kışlayan Sıvasta yazlayan..Begdili İnallu gibi türkmen tolulukluluklarınında kopan türkmenlerdir
Dulkadirli (Maraş Elbistan bölgesinden..Dulkadirli ulusundan kopup,İrana geçen Dulkadirli oymaklarına "Zülkadr" adı verilmiş..
Afşar..(Dulgadirli federasyonu içinde yeralan Halep türkmenleridir..
Kaçar (Timurun İrana göndermediklerinden arta kalan Kaçar oymaklarıdır .
Bu Kaçarlar.. Yozgat bölgesinden İrana gitmişler..
Ve 1924 yılına kadar bu oymak yüzyıl kadar tüm İranı yönetmişlerdir..)
Tekeli.. (Antalya ve Mugla yöresinden gitmişlerdir..) Oymaklarıdır..
Şahkulu.. (Osmanlı "şeytan kulu" deyip küçümser..)
İşte bu Tekeli Türkmenlerinden bir Anadolu Sipahi beyidir..
Kızılbaş Ulusun çekirdegi olan ve daha sonra perakende İrana giden bu türkmen boylarının dışında ..
Varsak (Tarsus Adana bölgesinden)
Çepni..(Van Bitlis ..Trabzon, Ordu, Canik)
Turgutlu (Konya, Keçiborlu, uluborlu, Acıgöl yöresi)
Bayat..(en kalabalık federasyon olan Bayat oguz boyunun külli azamisi.. Halep Kerkük Nusaybin Musul Bakü bölgesi)
gibi Anadolu Türkmen boylarının katılımı ile de Kızılbaş ulusu Anadoluda çok güçlenmiştir..
Urumiyeli Nur Ali Halife Sıvasta..
Safevi taraftarı 3-5 türkmen süvarisiyle..
Osmanlı kuvvetlerini Dagıtıp..
Tokata hakim olur..
Şah İsmail adına hutbe okutur..
Nur Ali Halifenin gücü..
Varsak, Hamidelli, Karamanlı, Turgutlu, Bozoklu, Tekeli boylarından katılımlarla büyür....
Osmanlıyı en güçlü Oldugu..
Amasya bölgesinde bir kez daha yener..
Bu dalgayı müteakip Antalya Toroslarında..
Antalya, Korkuteli, Elmalı Bölgesinde ..
Şahkulu (bir adıda "Baba Tekeli"dir..) 20 bin türkmenle ayaklanır..
Bu ayaklanmaları.. Bir yandan..Osmanlının taht kavgaları..
Bir yandan.. İranda bir Türkmen devletinin kurulması cesaretlendirmiş isede..
Türkmen ayaklanmaları..
Asıl
Sosyal ve ekonomik nedenlere dayanır..
Bir Türk devleti olan Osmanlı Devletinin..
Bir Avrupa devletine dönüşmesi .
İmparatorlugun merkezinin Balkanlara kayması..
kapıkulu sisteminin getirilmesi..
Artık imparatorluga dönüşerek askerlik hizmeti dışında.. boy düzenine..
Dolayısıyla Türkmen destegine ihtiyacının kalmaması ..
Osmanlının Anadolunun fethine girişmesi..
Türklere özel yasaklarlar getirmesi..
onların düzenini kaldırıp düzenlemeye kalkması..
Bana kalırsa..
en önemlisi Türkmen Beylerinden ellrinden tımarlarının alınıp,
Onlara göre "layık olmayan" Kapıkullarına verilmesi..
Türkmeni "Türkmanlıktan çıkarıp.. oturaga geçmesi" için zorlanması (ekmegiyle oynaması),
ve sadece türkmen için Türkmen karası diye bir vergi icad etmesi..
Asıl nedenlerdir..
Türkmen Sipahi Beyleri...
Tımarlarının genişlemesinin önlenmesine, daraltılmasına ya da ellerinden alınmasına..
Tepki göstermişlerdir..
Nitekim Şahkulu..
bir örgütlenme (Divanının)) toplantısının basılması üzerine..
emrindeki Teke-İli Tımarlı sipahilerini (süvarılerini) toplayıp isyanı başlatır..
İlkin çok başarılı olur..
Kotkuteli, Elmalı, İsparta,Gülhisar, Keçiborlu ,Sandıklı bölgesini yangın yerine çevirip,
Kütahyaya yönelir....
Bu Osmanlı kayıtlarındaki gib..
"bir avuç Türk-i bi devlet"
ile Asrı degiştirecek bir gücün çatışmasıdır..
Bu..Savaş Tüfekle okların savaşıdır..
Tüfege karşı oklarlar yapılan bir kıyamdır..
Bu dögüş..
Sıvas Yakınlarında.. "Gedikhan"da..
Türkmenin Hendeklerle ve develerle çevirdigi bir dairevi çevirdigi alanda..
kadını ve çocukları ile kendi tüfekli katilerine karşı yaptıgı canhıraş ölümüne savunmasıdır..
Bu savaş o kadar utandırıcıdırki..
Osmanlı Başvezirinin Karamanlı türkmen süvarilerinin..
yapılan bu zülum karşısında utanarak..
ellerindeki silahları utanarak birakıp gittikleri savaştır..
Bu savaş..
O kadar rezildirki...
Tüfekli yeniçerilerin ellerindeki tüfeklerlerle..
Türkmen bebelerini avlamaya çalıştıkları bir savaştır..
Bu savaişta.. Şahkulu (Baba Tekeli Tüfekle..Başvezir okla vurularak ölür..
Bu savaşı kim kazandı...? diye sorarsan..
Güçlü ve teknik kazanmadı..
Bu savaşı..
bir avuç kadın ve çocuk Türkmen direnişçileri Kazandı..
Ve Savaşı kazananlar sesizce Anadoluyuı terkedip İrana çekildiler..
Hoşçakal.. Yücel Begim..
Sevgiler Saygılar ve Selamlar..
Mekan DEMİRKAYA
Yücel Özlem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yücel Özlem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
14 Nisan 2009 Salı
10 Nisan 2009 Cuma
Toroslarda, Antalya'dan Elmalı'ya
Antalya, denilince hep sahili hatırlanır. Çocuklarm küçük iken, biz de bir kaç yazımızı Akdeniz sahillerinde geçirmiştik. Kaldığımız tesisin imkanları ölçüsünde 12-15 gün sahilde kaldıktan sonra dönerken de Toroslar’a vurup dağlarda bir kaç gün geçirmeyi adet edinmiştik. Yine bir tatilin sonuna doğru, Elmalıda iki gece konaklamaya karar vermiştik. Elmalı denilince de aklım hep karışır. Şehzade korkut, Abdal musa, Ümmî sinan, Şahkulu gibi isimler kafamda uçuşur. Şahkulu neden kıyam etti? Onca Türkmen nasıl peşine takıldı. Birkaç derviş, bir avuç Türkmen ile başlıyan hareket nasıl bir sele dönüştü. Bunlar zihnimi oyar durur. Her neyse, benim paylaşmak istediğim, Elmalı yolculuğu idi. 1991 yılında, Eşim ve iki oğlumla, Kaş’tan Elmalı'ya gidiyoruz. Bir arkadaşım bize refakat ediyor. Yollar dar ve bitmez tükenmez dönemeçler... Hava korkunç sıcak. 1990 model toros arabamda serinlemek için bir düzenek yok. Ancak camları açabiliyoruz. Sonunda Gömbe'ye geldik. Arkadaşımın bizi bir elma bahçesine götürdü. Gömbeli bir Türkmen'in bahçesi. Bahçenin bir köşesinde küçük bir ağıl. Ağılda kebaplık oğlaklar ve elmaların altında bir kaç masa. Bizim masamızı bahçenin kenarından akan gür bir suyun üstüne kurdular. Suyun serinliğinden faydalanalım diye. Bu işi yapan genç sıcaktan "börtlenmişsiniz diyordu. Şaklanmış domates, kırılmış soğan, Harika bir yoğurt ve taze oğlak kebabından meydana gelen, yemeğimizi yerken, bolca da su tüketiyoruz. Masamızda su bitti. Su istedik. Hizmet eden delikanlı sürahiyi aldı. Akan suya daldırdı. Masaya bıraktı. Eşimin gözü adama takılı kaldı. Genç adam yaptığı işin yadırgandığını anlamıştı. Hemen arkamızdaki kayalık zirveyi işaret etti. Su oradan geliyordu. Endişeye mahal yoktu. Daha sonra su istemedik. Surahideki su da bitmedi. Bardaklarımızı akan sudan doldurduk. Serinlemiştik. Açlığımız da hafif bastırmıştık. Arkadaşım Kebabın yanında rakının iyi gideceğini söylüyordu. Ben de yola devam edeceğim, araba kullanacağı gerekçesi ile reddediyordum. Elmalı'ya kadar gidecektim. Arkadaşım, bir iki saat oyalanıp serinlikte gitmenin daha uygun olacağından bahisle, beni ikna etmeye çalışıyordu. Biz tartışaduralım. İlerdeki bir küme arasından, birisi bize doğru sökün etti. Çok zayıf, çok aksak, güneş yanığı birisi geldi. Bir kolu da çolaktı. Arkasına doğru kıvrılmıştı. Üç adım ötemizde dikilip selam verdi. Tek ayağının üstüde dikiliyor, diğer ayağındaki lastik ayakkabının ucu yere anacak değiyordu. Bez pantolonu, yamalı ceketi, sekiz köşeli şapkası güneşten ve yıkanmaktan, rengini kaybetmişti. Dikilirken bir yoksulluk anıtı gibiydi. Selamdan sonra rahatsız ettiği için bağışlanma diledi. Sonra arkadaşıma adını sordu. Aslında tanımıştı. Doğrulatmak için soruyordu. Emin olunca anlatmaya başladı. -Ben ... köylüyüm. 1967 güzünde benim babam öldü. Biz cenaze kaldırıyoruz. Aynı gün senin de düğünün oluyormuş. ... Köyünden gelin almış köyünüze gidiyorsunuz. Bizim köyden geçeceksiniz. Rahmetli baban davulu .. Deresinde susturmuş. Bizim köyü köyü sessiz geçtiniz. Dağı aşana kadar davul çaldırmamış. Biz davul sesi duymadık. Geçerken alay, bize başsağlığı diledi. Yasımıza saygı gösterdiniz. Bu düğün gününüzde, bizim acımızı bölüştünüz. Baban rahmetliye teşekkür edemedim. Ama o babanın oğlu, o düğünün sahibi olarak, sana teşekkür etmeye geldim. Teşekkürümü kabul ediniz." Adamın arkasına kıvrılmış gibi duran kolu birden düzeldi. Öne doğru uzanırken yeninden bir otuzbeşlik çıkıyordu. "Şunu da misafirinizle için." diye uzattı. Artık bu rakı içilecekti. İçtik. Selam ve saygılarımla. Yücel ÖZLEM. | ||
23 Mart 2009 Pazartesi
Nevruz, Hıdırellez Geleneklerimiz
Uploaded on authorSTREAM by mehmetki
Nur Hanım, Nevruz hakkındaki derli toplu bilgiler ihtiva eden bu sunu için teşekkür ederiz. Nevruz, görüldüğü gibi, Türk dünyasını her tarafında, hatta tüm kuzey yarıkürede yagın biçimde kutlanmıştır. Bazan devlet törenleri yapılmış; bazan da (daha çok dinsel gerekçelerle) yasaklandığı olmuştur. Fatih sultan mehmet zamanınıda Yapılan bir düzenlemeyi Hammer kaydetmiştir. Ramazan ve Kurban bayramı dışında kalan tüm bayramlar (bu arada Nevruz da) İslamiyet'e uygun bulunmadığından resmî bayram olmaktan çıkarılır.
Saygılarımla.
Yücel ÖZLEM
Sevgili Cengiz ÖZKAN..
Türk Kültürünün köklerinde..
Hareketin canlılıgı vardır..
Bu nedenle..
Aşılayıcı ve dölleyici bir uygarlıktır..Eşitlikçi toplum yapısı..
Avcı toplum olmanı geregi yani
Üretim ilişkileri...
sosyal ve siyası teşkilatlanmasını da belirler..
Yiyecegini bulmak için hareket etmek zorunda olan bu toplumun elemanları....
İndüsün Kenarında pirinci içn yada yıkanması için yagmur bekleyen
Hint çiftçisi gibi..
yada hareket alanı en fazla bibisine gitmek olan bir acem çiftçisi gibi....
Degildirler..
Bunların
Topraga bagımlılıgı yoktur..
Toprak onlar için Dogada bulunan denge unsurlarından sadece bir tanesidir..
Topragın güneşin. suyun ateşin sahibi yoktur..
Olunamaz zaten..
Bir toprak parçasını çitle çevirip ortasınada bir ev yağıp kasım kasım kasdılarak...
Burası benimdir.. buraya giremessin Yassah Hemşerim .." diymessin..
Desende bu toplumun insanları anlamazlar.. tasarımında toprak mülkiyeti yoktur..
Bu nedenle..
Dogaya saygılıdırlar Dogal dengeye saygılıdırlar..
Hayatın bu dengeler içinde yaşamak oldugunu bilirler..
İşi gücü dogala mücadeledir..Bunların..
Bu nedenle..
dogadaki her degişiklik bu kültürce çok önemlidir..
yaşamsal önemi haizdir..
Bu nedenle... inanç sistemleri..
dogaya..
Güneş toprak dag agaç akarsu..kültüne dayanır..
Bu nedenle..
takvimlerini.. dogadaki iklim ve hayvan haketlerine göre belirlerler..
ve Bu yüzdendir ki..
Güneşin her yerde ve her zaman tayin edici ululugunun oldugunu.
keşfetmişlerdir..
Bu nedenle..
Hareket tarzları inançları..
saygıları kaygıları minnetleri nimetleri
gidecekleri yolun selameti .
dogal olaylara baglı olmuş..
ve bu nedenle..
Mevsimlerin degişmesi olarak keşfettikler günleri kutsamaya..
Bu mevsimleri zamanlarını hiç bozmadan dünyanın düzenini devam ettiren tanrılarına ..
bu günlerde hediyeler vermeyi.. adet haline getirmişler..
Örnegin:
"Oh be iyiki şu bahar geldi.. bize sevinç getirdi.. valla sevinçten uçuyorum..Herşey güzel olacak..
haydin dostlar bunu kutlayalım..
nimeti bize sunana da ayıp etmeyelim..Please yani.."
deyip baharı karşılamışlar..Bu karşılamanın adınada ..Nevruz demişler..
Bunu gören köleci toplum elemanlarıda..
kendilerinde olmayan..
yaşam biçimleri nedeniyle ihtiyaçda hissetmedikleri..
sınıf ve zümre farkını ortadan kaldıran bu tür sosyal gelenekleri görür görmez benimsemişler..
Hatta bu geleneklerin... Kendilerine..
hiç kımıldamadan oturdukları yerde..
uzaydan özel postayla gönderildigini dahi düşünmüşler..
Hatta ..
"Yahu kardeşim..
22 milyon Km2 lik bir cografyada..
Senden binlerce yıl önce bunları yaşayan toplumun gelenegini
Binlerce yıldır bunu yaşayan bunu hayat tarzı etmiş uygarlık bu güzelligi hiç kimseden kıskanmıyorda..
sen bunu nasıl oluyorda 22 bin Km2lik bir alana sıkıştırmaya çalışırsın..?
Zaten bu güzelliklerin sahipleride hiç himseden kıskanmamışlarki bu güzelliklerini..
Otur doya doya sende yaşa..!"
Diyen aklı başında bazı insanlara karşı....
Bunların..
elinden oyuncagı alınacak bir çocuk psikozu ile..
"Bana ne..! bana Ne...! Nevruz Benimdir.. benim olacaktır..
Ben bunu Yolda buldum.. kimseye vermem valla.."
Dedikleri rivayet olunur..
Kal saglıcakla..
Cengizim..
Sevgiler ..Saygılar ve Selamlar..
Mekan DEMİRKAYA
60 lı 70 li yıllarda bizim Kasabada
Yani Turgutlu Türkmenleri resmi bayram olmamasına rağmen
Sultan Nevruz adı altında bir bayram kutlardı....
Galiba buna birde Mart 9 u derdik.Herhalde eski takvimindeki Martın 9 una mı geliyordu ne
Bir de hıdrellez vardı resmen bayram değildi ama biz kutlardık
Şimdilerde milletin işi gücü var .Kimsenin bayram mayram yapacak hali yok
Akın Özçekirge
Sevgili Akın özçekirge..
Turgutlu Türkmenlerinin.. Aslı Kıpçak'tır..(Roma Kuman.. Ruslar poloveçt derler bu kavime..)
Oguz degildir..
Karamanlı oguzları ile Osmanlıya karşı birlik olup posta koyduklarından dolayı..
Türkmenleşmişlerdir Karamanlılaşmışlardır....
Osmanlı.. Karaman türkmeni ile turgutlu (Borçalı) türkmenlerini ayırır..
Geldikleri kanal.. Kafkasyadır..
12 yy.da Müslüman olan kıpcak kavminin külli azamisi.
Boylar halinde Anadoluya gelmişlerdir..
Gelirken de yanlarında.. bir miktarda..Bulgar ve Tatar da getirmişlerdir....
Kiçi borlu,Uluborlu...
Turgutlu türkmenleri boylerinın adıdır..
bu kabilenin kurdukları yerlerdir..Ama.. yerleşime geçtikleri..
esas temerküz noktalarına
Yani şehirlerine..
Kendi etnik gruplarına verilen ad olan "Turgutlu" adını vermişlerdir..
Öte yandan..
Çok haklısın..
9 Marta..
13 gün eklersen...
Şimdiki takvime göre..
"sultan nevruz" gününün.. hangi güne geldigini çıkarırsın..
Akıncıgım..
Sevgiler Saygılar ve Selamlar..
Mekan DEMİRKAYA
Dun, Saatli Maarif takviminin yapragini kopardigimda marta baktim.
9 yaziyordu. Aklima annemin mart dokuzu sozu geldi.
Mart dokuzu neydi dun bilememistim. Ama anladim ki eski Mart girmis, hatta dokuzu olmustu.Once Teevizyonda gormustum, kadinlar nisan yagmuru ile unu karistirip
maya kuruyorlar. Bu maya eksi maya oluyormus, yil boyunca uretilir kullanilirmis,
eksi maya ekmek yaparlarmis. memlketi arayip sordum, kuzenim, evet Mart hamuru dedi.
Anneannesi yaparmis, bu mart hamurunu. Eski marti bu yil bu nedenle bekledim,
bu gunlerde sakir sakir yagmur yagsin, sokaga inip bir surahiye temiz yagmur suyu
alacagim, kullansam kullanmasam mart hamurunu deneyecegim.
Biz de Tire'de her yil Sultan Nevruz'u kutlariz. O gun kirlara sehraya gidilir.
hava yagisli ise sehra yapilamiyorsa kahvalti sofrasina vazoda laleler cicekler konur,
yumurta kaynatilir, tokusturulur. Cocuklara kasnakli yapilir kasnakli cubuklarin altigen baglanmasi ve bu kasnagin renkli kagitla kaplanmasiyla yapilaan uzun ve zengin kuyrugu da olan yukseklerde ucan bir ucurtmadir. Kirlarda cocuklar kasnakl,i ucururlar.
Bunlari Tire Gruplarinda konustuk Face book ta. Birimiz Tire'yi annesini aramis, cevap geldi: Tire'de Sultan Nevruz pazar gunu, dun kutlanacakmis.
9+13=22 yapiyor. Pazar gunu de Martin 22 si idi. Bir seyleri yanlis mi anladim bilmiyorum
donup bir daha okumaliyim.
gecmis; Nev Rûz Sultan Nevruz Kutlu olsun, bolluk bereket getirsin.
Hidrellezi 6 mayista kutlayacagiz. O gun kis tamammen bitecek;Hizir la İlyas kavusacak. Kasim gunleri sona erip,Hizir gunleri baslayacak. Biraz Hidrellez sogugu, firtina olur ama onemli degil. Hidrellezle soguklar bitecek.
Saygi sevgi selamlar
Semra Toprak
Nevruz günü Televizyonda Güneydogudaki bir Kürt belediye başkan adayı Nevruzun bir Kürt bayramı olduğunu Türklerin buna sahip çıkma çabası içinde olduklarını söyledi de Sultan Nevruz hikayesini o yüzden yazdım.
Yani Kökeni şu yada bu .
O bayram bizde de var (dı)
Kürt arkadaş ve kardeşlerim dahil herkese Selam Ve sevgilerimle
Akın Özçekirge
Turgutlu'da acaba artik Sultan Nevruz kutlanmiyor mu?
Belki kutlaniyordur. Tire'de devam ediyor, hic ara verilmedi.
Ne yazik artik Hacikalfa Tepesi yok.
Hacikalfa adli yatirin yattigi yemyesil bir tepeydi.
Sehre yakin bir mesire yeriydi, ne zaman gidilse,
papatyalar uzerinde zeytin agaclari arasinda
ip atlanir top oynanir, kasnakli ucurulurdu.
yerli mali kirikkirsik yenirdi.
Koftu ceviz,kestane ,patlamis misir vs benzeri..
Hacıkalfa yok yerine gazino yapmak istediler,
erozyon pek izin vermedi.
Cok ugrastilar, belki hala ugrasiyorlardir.
Kale gibi setler duvarlar yapmislar.
Tire'liler Sultan Nevruzlarini baska mesire yerlerinde
kutluyorlardir. Yani bizim oralarda Sultan Nevruz yine var,
bitmedi...
Semra Toprak
1 Mart 2009 Pazar
Türküler Ve Kadınlarımız 2
| Geleneksel yapı ile ilgili sohbete ben de bu yıl Temmuz ayında, Sivas, Doğanşar'da çektiğim, bu resimlerle katkıda bulunmak istedim. Kıyafetlerdeki değişimi dikkatlerinize sunmak isterim. Bazı hanımlar tarih sayfaklarından çıkmış gibi. Bu eski kıyafetler Halen yörede oldukça yaygın. Ancak artık sadece törensel bir kıyafet. Bu kıyafeti günlük hayatta giyen hanım sayısı parmakla sayılacak kadar az. Kıyafetlerdeki değişim, davranışlarda da yoğun biçimde yaşanıyor. Bazı hanımlar artık böyle umumi yerlere çıkmaz iken bazıları kıyafetlerindeki değişime rağmen, bu etkinliğe aktif olarak ya da izleyici olarak, halen katııyor. Eskiden oyunlar karışık oynanırken, şimdi cinslere göre ayrışma görülüyor. Bazı sıralarda halen karışık yapnın izleri var. Bu oyunlar gün boyu devam etti. Eskiden sofralar da ortak iken şimdi ayrışma bu alanda da oldukça yaygın. Yücel Özlem Elinize saglik. bu guzel fotograflar bir dugunde cekilmis olsa gerek. Giysiler okuma kitaplarindan aklimda kalmis bir siiri hatirlatti. Su anda dusunup arastirmadan siirin butununu ve Yazarini hatirlayamiyorum TAHTACI GUZELLERI Gunesi baltalarin ucunda tasiyarak Burdan daha cok uzak Bir ormana gidiyor tahtaci guzelleri.... Yemyesil ormanlarin Bastaci guzelleri..." Bu siirehangi kusagin okuma kitabinda rastlamistimbilemiyorum. Belki kendi kitabimdi. Belki abilerimin. Okumayi ogrendikten sonra eski evdeki dolaplari karistirip buldugum okuma kitaplariResimli AyCocuk DergileriTasvir-i Efkar Gazete Koleksiyonlari uc kusagi kapsar. Okuma kitaplarinin yeni turkce harfleriyle basili olanlari Bu gun keske simdi elimde olsalardi dedigim adlari GUZEL YAZILAR olan dayilarimin okuma/ edebiyat kitaplariydi. Sonra aramizda 10 yasi askin yil olan abilerimin kitaplariikinci kusakve sonunda 3. kusakbizim kitaplarimizAlfabeokuma kitabiGiderek Nihat Sami Banarli'lar... Ozetle Calikusu'nu hem eski hem yeni yazidan okumak mumkundu. Bu dugun ya da solendeki geleneksel kiyafetli kadinlari hatirlatan yukardaki siirbuyuk ihtimalle benim ilk okul kitaplarimdan birisindeydi. Selamlar. Semra Toprak Semra Hanımteşekkür ederim. Beğenmenize sevindim. Yaklaşıkonbeş yıldır aralıklarla gittiğğim Tozanlı (Doğanşar) yöresinde birçok köyde yaşamgiyim ve davranış biçiminin tahtacı köyleri ile bezerlik gösterdiğini düşünüyordum. Demeksizde de benzer çağrışımlar yaptı. Yücel Özden Sevgili Y.ÖZLEM.. Oguzları Varsak boyunun 300evlik arıklı cemaatının kethudası Sis Dagında Oturan Osmanlı yandaşı Divanogullarına baglı iken.. Kozanoglu obası şefi Yusuf .. töreyi bozmasını bahane ederek Divanogulunu ortadan kaldırır.. Sis dagının adı degişir.... "Kozan" dagı olmuştur artık.. Maraş Elbistan (alevi) türkmen toplulukları Kozanogluna destek verirler. Kozanoglu bölgenin tam hakimi olur.. Makkeme kurdurmaz hutbe okutmaz.. Osmanlı mültezimlerini oymaklarına katmaz.. baglaşık türkmen seyyar birlikleri.. Osmanlı kuvvetlerini ve Mısırdan yardıma gelen İbrahim Paşa kuvvetlerini ezer geçer.. Kozanoglunun derebey olarak namı alır yürür.. türküler yakılır..Kozanogluna.. Kozanoglu ermeni sarraflarını çokurovaya getirtir.. Bölgede kapalı ticaret başlatılır.. Bu günki Kadirli şehrini kurar.. Osmanlının .. "Fırka-i İslahiye" adıyla kurdugu silahlı birlikler.. Halep türkmenlerinden Bayat boyundan.. Reyhanlı obası etrafında toplanan hükümete yardımcı türkmen silahlı birliklerinin yardımıyla..1865-66 yıllarında uzun ugraşlardan sonra.. Kozanoglu yenilir ve yakalanır.. Reyhanlı obası ödüllendirilir.. Bu oba amik ovasında kışlagında yerleşige geçer.. kurdukları şekrin adıda obalarının adı olan Reyhanlıdır.. Osmanlı kendisine büyük yardımları olan .. Reyhanlı Obası şefi Mursaloglu Mustafa'yı Paşa yapar.. Bu aile hala çok büyük ailedir.. Hatayın enbüyük toprak sahibi bu türkmen ailşesidir.. Hatay'ın (ilk ve son) Cumhurbaşkanı mursalogullarından çıkmştır.. şimdilerde İsranbul'da yaşarlar.. Sadece aile mezarlerı Reyhanlı'dadır.. İstanbulda vefat eden bir mursaloglunun cenazesi mutlaka Reyhanlıya götürülür.. Çukurova bölgesi 200 yıl boş kaldıktan sonra ekime açılır.. Selçuklular Döneminde Elbistan Maraş ormanlarında yaşayan.. Agaçeri türkmenleri. (Alevi).. Osmanlıya boyun egmezler.. Dadaloglunun avşarları ile birlikte Daglara ve ormanlara sıgınırlar.. hayatlarını ormancılık yaparak kazanmaya çalışırlar... bunlara bu yüzde.. "Tahtacı" adı verilir..buralardan kovulur.. Obalar oymaklar büyük panik içinde birbirini iterek kaçmaya başlar.. MaraşAdanaİçel.. Antalya.. Mugla.. Denizli İsparta.. Burdur Balıkesir Aydın yörelerinin ormanlarında yaşama devam ederler.. bu kaçakların.. hayvancılıgı bırakmayan ve genellikle sunnileşmişlere "yörük".. küçük tarıma geçenlerede "manav" derler.. özellikle tahtacılar..hiçbir şekilde kurulu düzenle ve osmanlı ile uzlaşmaya yanaşmaz.. tahyacıların en kalabalık boyu olan Çaylak boyu.. osmanlının tanzimatla birlikte başlattıgı yeni asker alma sistemini reddederler.. İran pasaportu yahut "kipti" tezkeresi alıp osmanlıya asker veremekten kurtulurlar.. Taki Atatürke kadar.. Bugün hala manavgat side.. antalya.. kemer.. korkutelinde tahta işleryahtacılar yapar.. sabah dagdan sideye gelir.. türistik motelin ahşap işlerini yaparlar akşam daglarına dönerler.. sırtlarında çiçekli işlikleri yanlarında çırakolarak koşturdukları kendi çocukları ile çok ciddi çalışırlar.. çalışırken..etrafla hiç konuşmazlar.. ikram ve bahşiş kabul etmezler.. veresiyeleri yoktur.. fiatları fikstir.. asla fazla yada eksik istemezler.. Çok fakirdirler.. patrondan diger yörelerden gelmiş işçiler gibi zırt pırt yemek yada koka kola talep etmezler .. çok onurlu ve dürüstürler.. akşam olunca o günki hakkettikleri paralarını nakit ve peşin almadan.. asla gitmezler.. torbalarındaki aletler ilkeldir ama bu aletlerle harikalar yaratırlar.. Asabiyet (klan dayanışması) hala çok güçlüdür.. evde tüm kararları evin kadını verir.. tahtacıdan kız istersen.. anasından isteyeyeceksin.. babası bu konuda fikir bile beyan edemez.. eger tahtacı kadını "ı ıhh" derse obanın liderinin yada dedesinin lafı bile kar etmez asla zorlayamasın tahtacı anneyi.. o kadın tüzlerce yıllık gelenegine göre sorumluluk almış bu nedenle kararlarında özel duygularının yeri yoktur.. bir assubay... çevrede ne kadar saygın yahtacı liderleri varsa toplayıp kızın annesine kız istemeye gitmiş.. sevdigi tahtacı kızının annesini hiçbir şekilde ikna edememiş.. ama anne güzel ve akıllı konuşmasıyla assubay kardeşimizi neden bu işin olmayacagı konusunda ikna etmiştir Kadınla erkek mutlaka aynı mekanda birlikte ibadet ederler.. birlikte ayine katılırlar.. yani dedekorkuttaki bamsı beyrek'in nişanlı banıçiçek gelenegi (Banıçiçek bamsı beyrek ile ok yarıştırır.. güreş tutar..)torosların ücra köşelerindeki tahtacı kadınları arasında hala sürmektedir.. Bitlisin türkmenlerden temizlenerek irandan getirilen kürd aşiretlerine teslim edilmesinden sonra.. buranın hakimi olan reisin.. Karakoyunlu soyundan bir türkmen kızı olan karısı.. at koşturur..ok atar..cirit oynar.. Kocası buna çok kızar.. ve "Biz KürdüzTürkmenlerin bu gelenegi bizim aramızda hoş ve makbul degildir.."der... Türkmen kızı direnir.. Kocası türkmen kızını bir güzel döver.. dişini kırar.. Türkmen kızı kırık dişini.. türkmen beyi kardeşi İskendere (İskender Mirza olabilir) bir mendil içinde gönderir.. İskenderde.. Biz türküz.. bu gelenekte bizim aramızda hoş görülemez.. ....... İskender.. Türkmen kızına yapılan bu hakareti affetmez.. gelir.. Bitlis kürd şefini öldürür.. Kısacası.. Türkmen kadını hayli özgürdür.. Ama yerleşige geçtikçe ikincil durumu giderek agırlaşır.. ( bu öykü..Dogan Avcıoglu'nun araştırmalarından alınmıştır..) Hoşcakalın.. Sevgiler Saygılar ve Selamlar.. Mekan | ||
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)